Günümüzdeki Tartışmalara İki Önemli Katkı

~ 14.06.2012, Emre KONGAR ~

Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği adlı, Sedat Simavi Vakfı Sosyal Bilimler Ödülünü aldığım kitapta, azgelişmiş ülkelerdeki değişme dinamikleri açısından bir ideolojik değişme modelioluşturma ve bunu Türkiyeye uygulama çabasına girişmiştim.

Buna göre azgelişmiş ülkelerde ve elbette Türkiyede değişmenin dinamiği, kuruluşve değişmeadını verdiğim, birbirine bağlı, birbirini üreten ikiz ideolojikdönemlerle açıklanabilir.

Herkuruluş dönemi, kendinden önceki döneme göre değişme dönemi, her değişme dönemiise kendinden sonraki döneme göre kuruluş döneminiteliği kazanarak, sürekli bir diyalektik değişme sarmalı meydana getirir.

Daha yalın bir ifadeyle söylemek gerekirse, her değişme modeli, kendinden önceki yapıyı değiştirir, bir süre sonra kurumsallaşır ve kuruluş dönemiözelliği kazanır ve ona karşı oluşan tepkiler yeni bir değişme modeliniortaya koyar. (ss. 389-397)

Bu süreç, azgelişmiş ülkelerdeki ve Türkiyedeki kısa dönemli iktidar değişikliği dinamiklerini açıklamakta kullanılabilir.

***

AKPnin on yıllık iktidarı hiç kuşkusuz bu model çerçevesinde bir değişme dönemiolarak adlandırılabilir:

Demokratik ve laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetini simgeleyen, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk Devrimlerine dayalıkuruluş dönemimodeline karşı bir değişme modeli.

(Unutmayalım ki bu Cumhuriyetçi kuruluş dönemide Osmanlının, sömürgeleştirilmiş din-tarım toplumu yapısına karşı birdeğişme dönemiolarak ortaya çıkmış, iktidara yerleştikten sonrakuruluş döneminiteliği kazanmıştır.)

Benim modelime göre AKPnin birdeğişme dönemiolarak biçimlenen ideolojisi, 2002de iktidara gelince, on yıllık iktidardan sonra artık kurumsallaşarak kuruluş dönemiideolojisine dönüşmüştür.

(Yasalardaki, yargıdaki, ordudaki, medyadaki, üniversitelerdeki, eğitimdeki sayısız örneklere ayrıca girmiyorum.)

Böylece artık onun da diyalektik olarak karşıtını doğurması, birdeğişme dönemiideolojisi ile karşılaşması kaçınılmazdır.

Nitekim budeğişme dönemininde burada saymakla bitmeyecek örnekleri, filizler olarak bütün toplumda, toplumun bütün kesimlerinde açıkça görülmektedir.

***

Her değişme dönemiiktidara geldikten sonra kurumsallaşmaya başlarken kendi tarih, toplum, siyaset ve ideoloji anlayışını topluma benimsetmeye başlar.

İşte TürkiyedeAlternatif Tarihve İkinci Cumhuriyetçiliktartışmaları bu bağlamda, AKPnin kuruluş döneminiteliği kazanmış olan iktidarında topluma benimsetilmeye çalışılan egemen ideolojisinin temellerini oluşturur. (Elbette muhafazakârlıkadı altında maskelenen siyasal İslam ideolojisine ilave olarak.)

Son günlerde Cumhuriyet Kitaplarından çıkan iki çalışma bu konuda AKPnin kuruluş döneminekarşı oluşan değişim dönemininfilizlerini vurgulaması bakımından çok önemli:

Biri Zülâl Kalkandelenin, İdris Küçükömerin Tezleri, İkinci Cumhuriyetçiliğin Temelleri adını taşıyan ve ikinci baskısı yapılan kitap.

İkincisi de çok yeni yayımlanan, Alev Coşkunun, Özgürlük Mücadelesi Tarihimiz, Devrimin İlk Karşıtları adlı kitabı.

Birincisi Türkiyede siyasal ve ideolojik olarak sol ve sağ kavramlarının nasıl altüst edildiğini ve bu yanlışın nelere yol açtığını anlatıyor

İkinci ise 31 Mart olayını, Osmanlı-Türk değişme çizgisinin genel bağlamı içinde irdeliyor.

Her ikisi de AKPninkuruluş dönemihaline gelerek artık tepki çekmeye başlayan egemenliğine karşı oluşandeğişme dönemiideolojisinin filizlerini temsil ediyor.

Mutlaka okunmaları gerek!

Bu konuya devam edeceğim.

(Cumhuriyet)

Emre KONGAR | Tüm Yazıları
Hits: 1121