BDP mi kalleş, AKP mi?

~ 06.06.2012, Nihat BEHRAM ~

Meclis’teki güçler arasında ‘kalleşlik’ yarışması yaptırılsa, BDP’yi katamazsınız. Daha ön elemenin ön elemesinde takılır kalır! Onlar bu konuda, yani kalleşlik konusunda kötürüm! AKP ise, maşallah, koşmakta tazıyı, sıçramakta pireyi kıskandırır! Rekortmen sporcu gibi, çıtanın yükselmesini kıyıda bekler, öyle alçak derecelerde yorulmaya tenezzül bile etmez!

Bırakın ‘kalleşlik kötürümü’ BDP yi, AKP ile bu konuda insanlık tarihinde gelmiş geçmiş hiçbir örgüt, kişi, yönetim yarışamaz.

BDP için, ille de içinde ‘kalleşlik’ sözü geçen bir sıfat arayan, ‘kalleşlik kurbanı’ diyebilir! Şu da çok açık: En büyük kalleşlikleri de AKP’den gördü!

BDP ne yapmış da “kalleş”? Üç gün önce yanında poz vermek için takla attığı Kaddafi’nin linç edilmesi için üç gün sonra ABD uşağı katillere silah ve para mı yollamış? Üç gün önce “kardeşim” dediği Esad’ın kanlı bir darbeyle devrilmesi için üç gün sonra savaş taşeronluğuna mı soyunmuş? “%10 seçim barajını kaldıracağım” diye söz vermiş de, seçildikten sonra tam tersini mi yapmış? Zindanları tıklım tıklım ‘düşünce suçlusu’yla mı doldurmuş? Vesayetin el değiştirmesini ‘vesayetin kalkması’; insan haklarını ihlal rekorunu ‘ileri demokrasi’ diye mi sunmuş? Ülkeyi yabancı şirketlere peşkeş mi çekmiş? Ne yapmış da kalleş?

Seçilmemeleri için konulan bütün engellere, bütün zorluklara rağmen, halkın oyuyla gelmişler Meclis’e. Meclis’te haklarını yiğitçe savundukları için mi kalleş? Baskılar, tehdit ve  hakaretlere boyun eğmedikleri; bu coğrafyayı ölümüne sevdikleri; uygarlığı, insan haklarını, çağdaşlığı savundukları; katliamların hesabını sordukları için mi kalleş? “Açılım” adı altında gizli kapalı işlere mi girmişler? Aydına, sanatçıya küfür mü etmişler? Sahip oldukları hakları bilekleri ve yüreklerinin gücüyle aldıkları; ödeyecek diyetleri olmadığı için mi kalleş? Kürtlere yönelik kanlı, karanlık hesaplar yapıldığını sezip, bunu engelleme yönünde çırpındıkları için mi kalleş?  Türkiyeli devrimcilerin onca uyarılarına rağmen, AKP’nin yalana dolana dayalı verdiği ‘kapı arkası sözlerine’ ve sistem beslemesi liberallerin sahte Kürtçülüklerine kanacak  denli naif oldukları için mi kalleş?

Esasında onların Başbakan’a “Siirt’te seçim boykotuyla sana Meclis yolunu Kürtler açtı; referandumda ‘hayır’ demeyerek seni tepetaklak düşmekten Kürtler kurtardı; gözüne dizine dursun!” demesi gerekir.

Kimi poşu taktı diye, kimi Kürt halkının acılarını dile getirdi diye, kimi öz dilinde konuşmak istedi diye binlerce insanı zindanda. Bu da yetmiyor, çok büyük acılara gebe, karanlık bir hesapla, Kürt milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmayı planlıyorlar! 

İnsanlığa, değişik kültürlerden halk ve ulusların kardeşliğine en büyük kalleşlik, faşizmdir. Bugün BDP’nin şahsında sistemin Kürtlere yönelik dili ve tavrı o anlayışın, yani insanlık dışı kara faşizmin yansımasıdır. Sadece Kürtler mi, topyekun halk o faşizmin pençesinde.

Tarihin öğrettiğiyse: İnsanlık düşmanı faşizmin, insan olmanın bilinciyle def edileceğidir!


Dörtlük

Bir an bile unutma insan olduğunu
Kendini kinle, hasetle yoğurma sakın
İnsan olmanın bilinciyle yaşayanlar
Aydınlığa karanlıktan çok daha yakın

(Yurt Gazetesi)

Nihat BEHRAM | Tüm Yazıları
Hits: 1619