Anomiden Kaosa!

~ 29.03.2012, Emre KONGAR ~

İçerdiği tutarsızlıklardan dolayı sahteliği açıkça sırıtan belgelere dayalı olarak insanları suçlamak ve tutuklamak

Gazete kapatmak

Terörle mücadele edenleri terör örgütü üyesi olmaktan tutuklamak ve yargılamak

Pankart asan gençleri, gazetecileri, yazarları terör örgütü üyesi saymak!

***

Anomi kuralsızlık demek

Kaos ise kargaşa!

Anomi, bir toplumda kurallar yetersiz olduğu, uygulanmadığı ya da çeliştiği zaman ortaya çıkar.

Kaos ise, anominin bir sonraki aşamasıdır

Tam bir kargaşa durumudur.

***

Ülkemizde aynı günlerde yaşanan olaylar artık anomi durumundan çıktığımızı, kaosa girdiğimizi gösteriyor.

Kürt Açılımı diyoruz, Özgür Gündem gazetesini kapatıyoruz

Terörle mücadele diyoruz, terörle mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetlerinin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğu terör örgütü üyeliğinden, yöneticiliğinden tutukluyoruz, yargılıyoruz.

***

Aynı anda meydana gelen iki olay, gerek Özgür Gündemin kapatılması gerekse İlker Başbuğun yargılanması, farklı ve hatta birbirine zıt konumlarda olanların tepkilerini çekiyor

Sadece siyasal veya ahlaki açıdan değil

Olaylar, temel insan hak ve özgürlükleri, demokratik hukuk devleti kuralları bakımından da eleştiriliyor.

***

İlker Başbuğun, çok kısa bir süre önce, Çankaya Köşkünde Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğanla üçlü zirve sırasında masa başında çekilen fotoğrafı, kamuoyunun belleğinde daha tazeliğini koruyor

Emin Çölaşan dün Sözcü gazetesinde, savunma yapmayı reddeden Başbuğu, Mertçe duruşu nedeniylekutluyor.

Taha Akyol, yine dün, Hürriyet gazetesinde, iddianamenin Başbuğu terör örgütünün neresine koyacağını bile bilmediğini vurguluyor ve bunu Başbuğu bir terör örgütüne bağlamanın zorluğundan kaynaklanan tanım sıkıntısının göstergesidir diye niteliyor.

Özgür Gündem gazetesinin kapatılmasından sonra, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti bu kararıBasın özgürlüğüne vurulmuş yeni bir darbe olarak değerlendiriyor.

Ve teşhisini de esirgemiyor:

Türk hukukunun ayıplarından biri olan Terörle Mücadele Yasası (TMY) gazetecilerin kolaylıkla terörist sayılmasını sağladığı gibi, gazeteleri de terör aracı olarak nitelendiriyor. TMYnin 7. maddesi, yayının durdurulması cezası verilmesine olanak sağlıyor.

Bu maddenin ifade özgürlüğünü yok saydığına ilişkin açıklamalar, yasanın yürürlüğe girdiği 1991 yılından bu yana dile getiriliyor ama yasa yapıcıyı etkilemiyor.

TBMMye sunulan 3. Yargı Paketi tasarısında bu uygulamadan vazgeçilmesi de öngörüldü. Ancak tasarının Adalet Komisyonunda bir adım bile ilerlememesi, uygulamanın sürmesine olanak sağlıyor.

Ayrıca çözüm olarak yasal değişiklikler öneriyor ve:

Türkiyenin basın özgürlüğü açısından son sıralarda yer almaktan hızla kurtulabilmesi için iktidardan somut adımlar atmasını bekliyoruz diyor.

***

İlginç bir diyalektik çelişki olarak, Türkiyede anomi, yasalardan ve bu yasalara uygun davrandıklarını iddia edenlerin yaptıklarından kaynaklanıyor.

Şimdi bu yasaları yapan ve uygulayan aynı zihniyet, kurumlaşan anomiyi, bir üst düzeye, kaosa taşıyor

Bu sürecin bir an önce durdurulması gerek!

(Cumhuriyet)

Emre KONGAR | Tüm Yazıları
Hits: 1164