'Kandan Kına Yakılmaz'

~ 28.03.2012, Güray ÖZ ~

Tehlikeli oyunda gelişme var. Kavramlar değişti, oyuncular yeniden kursa çağrıldı. 1 Nisanda ilki pek başarısız geçtiği için yinelenen şaka gibi bir prömiyer ile sahnelenmeye başlayacak oyunun adı Suriyenin Dostlarıdır.

Bu oyunun tanıtımı aylardır Türk medyasının da içinde şanla şerefle yer aldığı Batı medyasında yapılıyor. Başarı tamdır. Tipik örneğini tüm seyircilerini aptal zanneden bir TV kanalında izledik. Elinde uzun namlulu bir silahla koşarak ateş eden kişiler karşı ateşle vuruldular. Kanalın elindeki metni okuyan spikeri çatışan değil, vurulan masumbir Suriyeliden söz ediyordu.

Aslında haklılar!

Suriyeli masumdur.

Oyundaki rolünü bilmiyor, rejisörü tanımıyor, nereye koştuğunun farkında değil.

***

Peki biz rejisörü tanıyor muyuz? Tanıyoruz. Çok gördük, bütün oyunlarını seyrettik, hepsi de kanlıydı. Seyrettiğimiz oyunlarda kadife koltuklu tiyatroda rejiye alkış tutan arkadaşlarımızı da tanıyoruz. Bağdatta Kanlı Saddam oyununda salı sabaha karşı, diktatörün 1 milyon ölüm karşılığında nasıl alaşağı edileceğinin kıssadan hissesini, nasıl da ağızlarının suyu akarak izlemişti bu arkadaşlar.

Aynıdırlar, hiç değişmediler.

***

ABDnin başına adı Hüseyin, kendisi siyah olan birisi geçince politikaların da değişeceğini zanneden başka arkadaşlar ise şimdi hayal kırıklığı yaşıyorlar. Yanılgılarının nedeni, emperyalizmin şekil, biçim, yöntem değiştirebileceğini ama özünün değişmeyeceğini kavrayamamalarıydı. Cecil Rhodes açık sözlülüğünden bu yana emperyalist politikaların savunucuları, bir bukalemun kıvraklığı ile araziye uymayı hep başarmış, halkları uyutmaktaki maharetlerini geliştirmeyi hep bilmişlerdir.

Kullandıkları kavramlara ve ince ayrıntılara dikkat edeceksiniz.

Çok sıkıştıkları zaman başvurdukları çıplak yalan dışında, üç aşamalı saldırı stratejileri hiç şaşmaz.

Önce demokrasi için harekete geçmek gerektiğini söylerler. Kışkırttıkları isyancılara hümanitarian insaniyardım götürmekten söz ederler. Sonra, ikinci aşamada silah ve her türlü yardımın adı değişir. Obamanın Seulde söylediği gibi non-lethal” “öldürücü olmayanyardımlara gelir sıra. Aslında her ikisi de TV kanallarında izlediğiniz gibi öldürücüdür.

Üçüncü aşamayı Iraktan, Libyadan biliyorsunuz.

Sıra yavaş yavaş o üçüncü perdeye gelmektedir.

Esad devrilecek, yerine Batının uygun gördüğü birisi geçirilecektir.

***

Oyunun uzamasının nedeni petrolile stratejik önem arasındaki farktan kaynaklanmaktadır.

Peki Türkiye bu oyunun neresinde?

Tatsız soru budur.

Batı kestaneyi ateşten alma görevini Türkiyeye yükleme konusunda kararlı görünüyor. Bunun için Batının şimdi ve ısrarla kullandığı argüman”,Kürt sorununun çözümünün Suriyeden geçtiğiyolundaki deli saçmasıdır.

Kürt sorunu Türkiyede çözülebilecek bir sorundur. Ve öyle bir sorundur ki her türlü dış müdahale onu içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Kürt sorunundaki kanlı döneme son vermek için Suriyede kanlı bir iç savaşa müdahil olmak, herhalde akıllıca bir iş olmasa gerektir. Irakta 1 milyon ölümle gelinen noktayı görüyorsanız, Suriyede aynı türden bir oyuna katılmaya çabalamazsınız.

Şair sözüdür, Hasan Hüseyin sözüdür, Kandan kına yakılmaz.

Yok, bu sizin evvel eski misyonunuzsa, naturanızda varsa, ona bir şey diyemeyiz...

(Cumhuriyet)

Güray ÖZ | Tüm Yazıları
Hits: 1347