DARBECİ EVREN'İN RANTINI YİYENLER

~ 23.03.2012, Mehmet TEZKAN ~

Önce savunmasında ne dediğine bakalım.. Kısaca..
Darbe girişimde kalsaydı suçlu olurduk, başardık, yasalarda böyle suç yok..
Biz en kurucu idareyiz beni yargılayamazsınız..
1961 Anayasası’nı çöpe attık, yerine yeni anayasa koyduk, halk onay verdi..
Anayasal düzen sağlandı, rejimin meşruluğu ve hukukiliği tamdır..
Demiş..
O günleri yaşayanlar iyi bilir, bütün bunlar oldu ama kafamıza silah dayayarak oldu..
Şimdi ne yapacağız?
Evren’i, 12 Eylül cuntasını, 12 Eylül’de yapılanları yargılayamayacak mıyız?
Yargılayalım da sorun var..
Evren’i darbe yapmaktan yargılayıp mahkum edersek.. O dönemi gayri meşru kabul edersek
darbeyle getirilen sistemin icraatlarını ne yapacağız?
32 yılı yok hükmünde mi sayacağız?
Evren’den sonra iktidarı devralıp, Evren’in koyduğu sisteme sırtını dayayanlara ne diyeceğiz?
O yasalarla bugüne dek ülkeyi yönetenleri darbe işbirlikçisi olarak mı göreceğiz?
İş karışık..
Tabii yargılarız.. Dibine kadar yargılarız demesi kolay..
Gerisi sorunlu..
*
Ahmet Altan meselenin çok farklı boyutuna değindi.. Evren’in getirdiği sistemi 30 yıldır değiştiren olmadı, bugünkü iktidar bile değiştirmemek için ayak sürtüyor dedi..
Mesela diyelim başlayalım..
YÖK darbe ürünü değil mi? Evren’in üniversiteler üzerinde vesayetini sağlamak için icat edilen kurum değil mi?
Evet..
Hâlâ yürürlükte, en katı haliyle uygulanıyor mu?
Evet..
Son örnek, Giresun Üniversitesi.. 2010 yılında yapılan seçimde birinci, ikinci sırada oy alanlar liste dışına atıldı, iki oy alan vekaleten atandı..
19 aydır yönetiyordu..
Mahkeme yeter artık dedi; yeniden seçime gidilmedi.. Şimdi bir oy alan listeye konuldu..
(Yani kimsenin oy vermediği)
Galiba rektör yapılacak
Bu demokrasi dışı, ucube sistem kimin sistemi?
Darbeci Evren’in..
*
Seçim yasasından başlayıp, siyasal partiler yasasına mı geçsem, sorumsuz cumhurbaşkanına verilen aşırı yetkileri (Evren için düzenlenmişti) mi deşsem, oradan Anayasa’ya mı sıçrasam..
Karşıma hep 12 Eylül’ün getirdikleri çıkıyor..
*
Şu işe bak.. Darbeci Evren’in getirdiklerine sahip çık, tepe tepe kullan, Evren’i de bu düzeni kurdun diye yargıla..
Eee en azından ayıp!
Önce koyduğu sistemi yık sonra hesap sor!. (AKP de 10 yıldır Evren yasalarından yararlanıyor, onun da sistem üzerine söyleyecek lafı yok..)
*
Haaa..
Yargılanmasın mı?
Yargılansın.. Sistematik işkenceden yargılansın.. 1980-1983 arası (ve daha sonrası da tabii) insanlık suçları işlendiğinden..
Öbür türlüsü saçma olur.. Neyle suçlayacağız..
Düzeni yıktın diyeceğiz..
O da evet ama bu düzeni kurmak için diyecek..
Kurduğun düzen kötü düzendi desek..
Paşa da neden o zaman 30 yıldır tepe tepe kullandınız diye cevap vermez mi?
Gücümüz yoktu, değiştiremedik desek..
Kahkahayla gülmez mi?

 

Kürt meselesinde BDP dönemi
Hükümetin adını saklı tutan adamları, ne kandil ne İmralı demiş.. Yani..
Ne Öcalan ne de Karayılan artık ikisi de muhatap alınmayacak..
Muhatap kim olacak?
BDP..
Zemin parlamento..
Tabii yine şart koşmuşlar; BDP, PKK ile arasına mesafe koysun..
Bu talebi duyan ‘garp cephesinde yeni bir şey yok’ diyor ama kazın ayağı bu kez farklıymış..
İktidar bunun için çaba sarf edecekmiş..
PKK ile müzakere yapılırken BDP’nin figüran gibi kıyıda kaldığı dikkate alınmış..
BDP, silahların gölgesinde politika yapmak zorunda olmaktan çıkartılacakmış, reformlarla parlamento çatısı altında güçlendirilecekmiş..
Özet..
Muhatap haline getirilecek..
*
Yeni Kürt politikamız buymuş..
Desteklenmesi gereken bir durum söz konusu.. Hatta neden baştan yapmadınız dememiz lazım..
Olan şuydu..
İktidar DTP’yi kale almadı.. Asıl olan PKK’dır dedi, vekilleri fasulyeden saydı.. PKK’nın kontrolünde gördü.. (Gerçekten de öyle..)
İmralı ve Kandil’le temas kurdu..
Hangisinden geldiğini, hangisinin öncülük ettiğini, hangisinin dümen çevirdiğini tam kestirmek zor..
Gerçek şu; iktidar ciddi kazık yedi..
(İşte bu konuda gerçek anlamda istismar edildi.. İktidarın iyi niyeti kötüye kullanıldı)
*
Şimdi başa dönmenin gayreti içinde..
Yol doğru yol da; sonuca gider mi emin değilim.. Bir savruluş, büyük bir hayal kırıklığı yaşamadan, PKK’yı destekleyen, militan veren, en azından sempati duyan Kürtlerin ayrışması zor gibi gözüküyor..

 

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir
Bu köşede uyarmaya çalıştım.. Beşiktaş’ın en önemli maçı Bolu maçıdır dedim.. Aman ha, sakın ha, telafisi yok diye yazdım..
Çünkü, oynadığımız oyun oyun değildi..
Defansımız elek olmuş.. Topu rakip alanda tutamıyoruz.. Arkaya atılan, uzun atılan bütün toplarda yol geçen hanı gibiyiz..
Gerçek buydu..
*
Manisa maçında Portekizlilerin harika futbolunu görenler, Bolu da neymiş canım kolay geçeriz dedi..
Yanıldılar, Carvalhal de!.
Galatasaray da elendi, Trabzon da, ara sıra böyle şanssızlıklar olur diyenler yine kendini kandırır..
Golü atan kim..
Ferhat..
Golden önce Cenk’le kaç defa karşı karşıya kaldı.. Kaç defa gollük pozisyona girdi..
Üç.. Dakikalarını verelim..
20, 26, 41..
Böyle takım, böyle hoca olur mu?
NOT: Fener bu senede kupayı alamazsa 30 yıl daha alamaz..
 

(Milliyet)

Mehmet TEZKAN | Tüm Yazıları
Hits: 964