FIŞKIRAN CESETLER VE MEDYANIN HALİ

~ 01.03.2012, Mehmet TEZKAN ~

Yapmayın etmeyin.. Duygu sömürüsü yapmayın.. Faili meçhuller üzerinden kendinize rant yaratmayın.. İnsanları kandırmayın, acılı insanları kullanmayın dedik..
Bu köşede dilimizin döndüğünce anlatmaya çalıştık..
Tınlayan olmadı..
Medyada başlıklar şöyleydi..
Topraktan ceset fışkırıyor..
Diyarbakır, İçkale’nin altı ceset dolu..
İnsanlar öldürülüp çukurlara atılmış..
Faili meçhul mezarlığı bulundu..
19 kafatası çıktı, 20 oldu, 25’e fırladı..
Adım başı ceset dolu!.
Yazarlar da geri kalmadı.. Diyarbakır’dan cesetler fışkırdığı kabul gördü.. Gerçekmiş gibi doğruymuş gibi yazılmaya başlandı.. Yorumlar yapıldı..
*
Güneydoğu yaralı bölge, failli meçhul bölgesi.. Kimini JİTEM temizlemiş, kimini PKK indirmiş.. İnsanlar hâlâ kaybolan canlarının cesetlerini arıyor..
Mezarları olsun diye..
*
Ortalık ayağa kaldırılınca 60’a yakın aile savcılığa başvurdu.. Meçhulüm var diyen diyeneydi...
Kazıları yürüten başsavcı vekili; kafatası ve kemikler muhtemelen eski yaşama ait arkeolojik kemikler gibi geliyor bana dediyse de sesini duyuramadı..
Daha doğrusu kimse sesini duymak istemedi.. ‘Ah keşke toplu mezarlar bulunsa temennisi’ ağır bastı..
Topraktan cesetler fışkırmaya devam ettirildi!..
*
Sonuç; kemikler en az yüz yıllıkmış...
Belki yüz elli, belki iki yüz..
Ama en az bi yüzyılları var..
Adli Tıp; raporunda ateşli silah, kesici, delici, ezici alet veya herhangi bir patlayıcı izine rastlanmadı demiş..
Belli ki orası eskiden küçük bir mezarlıkmış..
Karacaahmet gibi.. Karacaahmet’e de kepçeyle, kazma kürekle dalsan, topraktan ceset fışkırır..
*
Ne oldu umutlandırılan ailelere.. Analara, babalara, eşlere, kardeşlere.. Kayıbım bulunur da mezarını yaparım diye savcılık kapısını gözleyenlere..
Yine düş kırıklığı..
*
Bu ilk değil.. ‘Topraktan ceset fışkırıyor’ haberlerini daha önce de yapmışlardı.. O kemikler de hayvan kemiği çıkmıştı..
Yapmayın artık.. O insanları sömürmeyin..
Her mezarlığın üzerine atlayıp sulandırmayın..

 

Yeni Türkiye’nin eskisinden farkı ne?
Belli bir kesimin ağzına pelesenk oldu..
Yeni Türkiye, yeni Türkiye..
Söze böyle başlıyorlar, yeni Türkiye’nin âdeti, yeni Türkiye’nin kurumu, yeni Türkiye’deki ilişkiler, yeni Türkiye’nin yazarları çizerleri..
CHP’yi bile işin içine kattılar.. Yeni Türkiye’nin partisi olması gerektiğini yazdılar..
İyi de yeni Türkiye dedikleri ne ki..
Bir zamanlar; muazzam bir demokratikleşmenin neticesi olarak tanımlıyorlardı..
Fos çıktı..
Özgürlük alanının genişletildiğini kastettiklerini söylüyorlardı..
Keza o da öyle..
Fos çıktı..
*
Hemen söyleyeyim..
Askeri vesayet kalktı, ordu kışlasına çekildi..
Bu başlı başına çok büyük bir olaydır.. Başlı başına demokrasi imarıdır.. Başlı başına ayakta alkışlanacak bir olaydır..
Ama yeni Türkiye bundan ibaret midir?
*
Daha geçenlerde kendileri yazdı.. MİT krizini yargının vesayet kurma girişimi olarak değerlendirdiler..
Yarın öbür gün polis vesayeti gündeme gelebilir.. Ara sıra gelmiyor değil..
Tehlike geçmediğine göre, vesayetçi anlayış tarih olmadığına göre, yeni Türkiye’ye geçmiş sayılmayız..
*
Sadece bu değil..
Kolay tutukluluk, uzun yargılama dönemi sürüyor..
Herkes bir sabah ‘terörist’ olma endişesiyle yaşıyor..
İnsanlar hâlâ suçsuz olduğunu kanıtlamak zorunda bırakılıyor..
Kamuda yargı için ‘amir izni’ hâlâ sürüyor.. Bürokratlar dokunulmazlık zırhıyla yaşıyor..
Üniversitelinin kafasında boza pişiriliyor..
YÖK astığı astık kestiği kestik politikasını sürdürüyor..
Özgürlük alanları genişlemiyor, daraltılıyor.. (Geçenlerde kendileri otoriterleşmeden bahsetti.. Biz bahsedince kıyamet kopuyor)
12 Eylül’ün yasalarına kimse el sürmüyor..
Muhalefetin sesi daha az çıksın diye Meclis içtüzüğü değiştirilmeye çalışılıyor..
Bu kadar yeter daha saymayayım..
*
Durum buysa yeni Türkiye’ye nasıl geçtik? Yeni Türkiye türküsünü çalanlar bi izah etse..
Yeni Türkiye nedir?
 

(Milliyet)

Mehmet TEZKAN | Tüm Yazıları
Hits: 1014