Caan ile caanan...

~ 22.02.2012, Melih AŞIK ~

Servet Yesari Bey’in şarkısındaki gibi “Bir hâdise var can ile cânân arasında” ve anlaşılan o ki hadise bütün teskin edici demeçlere, yazılara, çağrılara rağmen sürecek.. Çünkü kapışma hesaplaşmaya dönüşme istidadı gösteriyor...
Cemaat sözcülerinden sayılan eski emniyet mensubu Emre Uslu’nun son yazısı gerginliğin boyutlarını gösteriyor:
“... son bir yıldır Ankara’da cemaatçi bürokrat avı var ve bu av artık sürek avına dönüşmüş durumda...”
“MİT cemaat aleyhinde bilgiler toplamış bu artık operasyon aşamasına gelmiş.”
“ MİT cemaat üyelerinin peşini bırakmıyor...”
“... Hukuksuz fişlemeleri yapanların ‘Başbakanlık emri’ kılıfı altında kurtarılmaya çalışıldığı iddia ediliyor.”
Emre Uslu’nun 18 Şubat’ta Taraf’ta öne sürdüğü bu iddiaları bir gün sonra Başbakan Erdoğan’ın danışmanı Yalçın Akdoğan, Star’da yanıtladı:
“Cemaat mensuplarının kamu kurumlarından tasfiye edilmeye çalışıldığı yönünde safsatalar üretilmektedir. Başbakan’ın böyle bir tasfiye talimatı verdiği.. çirkin bir iftiradır...”
* * *
Ekrem Dumanlı Zaman’da “Cemaati” anlatıyor:
- Bu hareket bir gönüllüler hareketidir.
- Bu hareket siyasetle ilgilenmez ama ilkeleri vardır.
- Bu hareket kendini hizmete adamıştır.
Ahmet Hakan ertesi gün sütununda soruyor:
- Kendini hizmete adamış bir camia neden hizmetin kapsama alanında bulunmayan istihbarat alanıyla bu denli ilgiliymiş gibi bir intiba veriyor?
- Neden iyiliği kuşanmış, nefsini terk etmiş bu camia için “dokunan yanar” diye bir algı oluşmuş durumda?
Önümüzdeki dönemin gündemini bu tartışmaların oluşturacağı görünüyor...

(Milliyet)

Melih AŞIK | Tüm Yazıları
Hits: 897