Düşüş...

~ 12.02.2012, Nihat BEHRAM ~

Bu, tek tek insanların düşüşü de değil. Toplu düşüş. Toplumun düşüşü. Böyledir, toplumun düşüşünde zemin görünmez. Dipsizdir. Zemin görünse ne olacak, toplum lastik top mu ki zıplasın? Bir yerde tutunup çarpmayı durduramazsa çözülüp parça parça olması kaçınılmaz!

Değeri düşen sadece para mı? O olsa, yoksullaşmanın çaresi bulunmaz değil. Toplum, başta insani, kültürel değerleri olmak üzere, bütün temel değerleriyle düşüyor. Bir toplum yoksul olabilir ve yoksulluğuyla da onurlu bir biçimde hayata tutunabilir. İşte Küba. Ama kültürü olmayan, değerlerini yitiren bir toplumun varlığı olası mı? Yoksulluğu değil ama kültür erezyonu, toplum için yok olmaya doğru düşüşünün işaretidir.

13. yüzyılda Yunus Emre gibi yüce kültür güneşi, 17. yüzyılda Karacaoğlan gibi yüce sevda ateşi olan, 20.yüzyıla Tanpınar, Nâzım, S.Ali, S.Faik, Dağlarca, A. Nesin gibi nice değerlerle giren toplumun şimdi en ‘pop’üler yazarları O. Pamuk, E. Şafak! Adnan Hoca’yı bilmeyen yok da halk kültürü hocası Pertev Naili’yi anımsayan genç kaldı mı? Şeyh Bedrettin mi aktüel, Cüppeli Ahmet Hoca mı? Okul öncesi çocuklara son on yılda kaç Kuran kursu, kaç eğitim yuvası açıldı? Karşılaştırın! Her biri bin küçük esnafın mezar taşı gibi yükselen ‘plazalar’ mı ‘yükselmenin’ simgesi? Sistemin ‘yükselme’ diye sunduğu bu! Tıpkı faşizmi de ‘yeni dünya düzeni’nin söylemiyle ‘demokratik açılım’ diye sundukları gibi!

Bilim, kültür, eğitim, spor, hukuk, insan hakları tepetaklak değil mi? Düşüş başka nedir?

Evet, 17. yy da, yârini tanımlarken, “Zülfünü gerdana dökmüş” diyordu Karacaoğlan. 21.yüzyıla gerdana saç teli dökeni ‘günahkâr’ sayarak girdi toplum.

Turan Dursun’un, Hrant Dink’in, Musa Anter’in öldürüldüğü, katillerin taçlandırıldığı; özgür eğitim isteyen öğrencinin joplandığı, şeriatçı yobazın kollandığı; muhalif gazetecinin, yazarın, aydının boğazlandığı, yandaş basının sıvazlandığı; doğayı katletmenin, bilime küfretmenin ilerleme sayıldığı; zorbalık ve yalanın her yana yayıldığı bir toplumda yükselme mi olacaktı?

Alevi’yi aşağıla, Süryani’ye çemkir, Kürt’ü katlet, Yezidi’yi ez, sonra da ‘mozaik’ simgesi olarak gez! Para ve kârdan başka değer bilmeyen kapitalizmin oyuncağı siyasi gericilik ‘hacıyatmaz’ yapısıyla avunabilir de kültür değerleri çözülmüş, kendine yabancılaşmış toplum öyle değil, yattı mı kalkmaz!

Mazlum toplumlar düşsün diye önlerine konulan kuyunun adına bak: Yeni dünya düzeni!

Karacaoğlan Toros doğumluydu, yeni dünya düzeni Soros doğumlu! Göreceğiz hangisi ölümlü?

***

Karacaoğlan’dan

“Âşık bilir âşıkların suçunu
Cennet sandım yâr koynunun içini
Tarayıp zülfünü düzelt saçını
Hilal kaş üstüne sal kara gözlüm”

(Yurt Gazetesi)

Nihat BEHRAM | Tüm Yazıları
Hits: 1853