Misillemeye Evet, Saçmalığa Hayır!

~ 25.12.2011, Mine KIRIKKANAT ~

Garip ama gerçek, dünya tarihinde liderler arası bir sıklet eşleştirmesi vardır. Bir ülkeden ağır sıklet bir lider çıktığında, bakarsınız başka ülkeler de ağır sıklet liderler çıkarmış. Ve bilirsiniz ki barışı sağlamaktan savaş çıkarmaya, peşrev de güreş de birbirine denk çapta liderler arasında geçecek ve aralarından birisi şampiyon olacak.

Atatürkün Lenin, Troçki, Buharin, Panço Villa gibi devrimci liderlerle aynı zaman dilimini paylaşması bir raslantı olmayıp, İkinci Dünya Savaşının Hitler, Stalin ve Churchill gibi sıradışı liderleri karşı karşıya getirmesi de boşuna değildir.

Ne var ki küresel devinim, salt olağanüstü liderleri aynı aralığa denk getirmiyor. Hep ağır sıkletleri çıkarmıyor mindere. Tam tersine, çoğu zaman tüy sıklet, hatta düpedüz sıradan liderleri eşleştiriyor.

İşte dünyamız ve elbette insanlık, halen sıradanların eşleştiği böyle bir çapsız liderlik döneminden geçiyor. Hiçbir ülkenin başında olağanüstü nitelenebilecek bir siyasal deha yok. Hemen her toplumda, koyunun olmadığı yerde keçiye nasıl Abdurrahman Çelebi denirse, sıradanın en az olağanı da çoban seçiliyor. Berlusconi, Cameron, Sarkozy gibilerinin yanında, Merkel büyük lider sayılıyor.

***

Nicolas Sarkozy, hırsıyla göz kamaştırıp cumhurbaşkanı oldu. Fransızlar onu Napolyona benzettiler, boyu kısa aklı uzun sandılar. Ama Sarkozynin hırsı salt kendini tatmine dönüktü. Kilitlendiği hedefe vardıktan sonra ne yapacağını bilemeyen bir çapsızdı. Beş yıllık başkanlık sürecinde onu iktidara taşıyan büyük sermayenin hizmetinde olduğunu kanıtlamanın dışında, dişe dokunur hiçbir iş yapmadı. 2012’de yeniden seçilir mi? Biraz zor, ama imkânsız değil. Çünkü rakipleri ondan daha da çapsız ve sıradan görünüyorlar. Şimdilik.

Omuz ve yüz tikleri travmatik dünyasını yansıtan Sarkozy, biliyoruz ki Türk düşmanlığını genetik belleğinde taşıyan biri. Yine biliyoruz ki yeniden cumhurbaşkanı seçilebilmek için her şeyi yapacak, şavulladığı oyları gerekirse tek tek, dişleriyle toplayacaktır.

Sarkozy, soykırımı inkârı hapis ve para cezasına çarptıran yasayı çıkartmaya Ermenistan gezisi sırasında alenen söz vermişti.

***

Ancak yasa, Sarkozynin iktidar partisinde bile genel kabul görmedi ve başta Dışişleri Bakanı Alain Juppe, pek çok UMP ileri geleni tarafından eleştirildi. Zaten 577 milletvekilinden salt 50sinin katıldığı bir oturumda 44 oyla kabul edilmesi de ezici çoğunluğun tasarıya açıkça karşı çıkmaya cesaret edemediğini, ama desteklemediğini de gösteriyor.

Türkiye, resmi tezi soykırım yoktur ifadesini bile cezalandırmaya yönelik böyle bir yasaya hiddetle ve şiddetle karşı çıkmakta, elbette haklı. Ancak bu yasaya Fransa oybirliğiyle sahip çıkıyormuş, karşısında düşman bir ülke varmış gibi davranmamalı, bir

İkincisi, ölçüsüz tepki veren adamaBugüne kadar aklın neredeydi, sen ASALAnın öldürdüğü Türk diplomatlarının anısına bir anıt diktin mi?(*) Devletin Ermeni terörüne verdiği şehitlerden kaçını, nerede, hangi yıl, hangi vesileyle andın? Fransada şakır şakır Ermeni soykırım anıtları dikilirken, sen hangi Paris ziyaretinde, Fransız devletine korumayadığı için topraklarında öldürülen diplomatlarını anımsattındiye sorarlar

Ama anıt yıkan devlet, elbette Ermeni terörüne verilen şehitlerine anıt dikmez, dikmediği anıtı da başkasından isteyemez!

***

Fransada Ermeni kökenli seçmen sayısı 200 bin dolaylarındadır. Yarısı Sosyalist Partiye gidecek oyların öteki yarısını, yani 100 bin dolaylarında bir potansiyeli şavulluyor, Sarkozy.

Türkiyenin, zaten Fransada siyasal sınıfın genelinde karşı olduğu bu yasayı senatodan geri çevirecek en etkin ve ivedilikle yapması gereken misilleme, bu ülkede yaşayan Türkleri, hatta başta Cezayirliler, Türkiyeye yakın Mağripli göçmenleri sokağa dökmektir. Benden söylemesi: Senatonun önüne, ama düzenli olarak toplanıp baskıyı sürdürecek beş-on bin kişi, bu yasayı gömer.

Çünkü Fransa, sokağın sesine tarihsel anlamda duyarlı, rahatına düşkün ve hâlâ demokrat bir ülkedir.

(*) Türkiyede Ermeni terörüne şehit verilen diplomatlarımız için tek anıt İzmir Karşıyakadaki olup, CHPli belediyenin girişimidir.

‘G’ NOKTASI

Eski büyükelçi ve CHP milletvekili Osman Korutürk, TBMMde verdiği önergede, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğluna ilginç sorular yöneltiyor. Fransaya, soykırım yoktur diyeni cezalandıran yasa için kızıp köpüren Davutoğlu, meğer aynı yasayı daha önce çıkaran İsviçrenin Dışişleri Bakanını, halen Ankarada sürmekte olan Büyükelçiler Konferansında konuşma yapmaya davet etmiş, iyi mi?

Ermeni soykırımını inkâr etti diye Prof. Dr.Yusuf Halaçoğlu hakkında soruşturma başlatan İsviçre, 2005 yılında Doğu Perinçeki de aynı suçlamayla gözaltına almıştı.

Acaba AKP saflarında Fransaya perhiz tamam da, İsviçreye niye lahana turşusu? diye şaşan biri var mı?

Büyüklük, büyük bir tartışmayı savunmaktır.

WIİLLIAM SHAKESPEARE

(Cumhuriyet)

Mine KIRIKKANAT | Tüm Yazıları
Hits: 2016