Lady Gaga ve sosyalizm

~ 18.12.2011, Kanat ATKAYA ~

ÇOCUĞUNUZUN (kardeşiniz, yeğeniniz, torununuz veya arkadaşınız da olabilir) odasına giriyorsunuz ve şu iki posteri görüyorsunuz: Che Guevara ve Lady Gaga.

Siz ne düşünürsünüz bilemeyeceğim elbette ama bana sorsanız “Sağlam bir eleman” derim.
Daha önce “Bob Dylan ve Prag Baharı” temalı, “Kurt Cobain ve Deniz Gezmiş” temalı, “Cüneyt Arkın (Dünyayı Kurtaran Adam) ve Baader Meinhof”, “Avanak Avni ve Karl Marx” temalı odalar görmüşlüğüm ve içinde yaşamışlığım vardır.
Peki ama Che ve Gaga?
Olacak iş mi?
Bence yanlış soru, doğrusu “Olmayacak iş mi?”
Lady Gaga veya gerçek adıyla Stefani Joanne Angelina Fermanotta, 25 yaşında New York doğumlu yeni nesil süper yıldız, yeni ikona.
Şarkıları, albümleri milyonlarca satıyor; kliplerinin hepsi olay!
“Madonna’yı o yaşarken kimse zorlayamaz bile” derken çıkıp gelen “büyük tehdit!”
Konserlerine bilet bulmak neredeyse imkânsız.
Kostümleriyle tanıyan da çoktur.
“Hani şu üstüne sadece çiğ etleri yapıştırarak sahneye çıkan kız...” dersem hatırlamayan kalmaz herhalde.
Başkan Obama’nın katıldığı bir davete 16 inç topuklu ayakkabılarıyla gelen ve destekçisi olduğu Başkan’la o zaviyeden seslenen biri Lady Gaga.
Lady Gaga aynı zamanda politik bir figür olarak da anılıyor.
Özellikle eşcinsel topluluk için bir nevi sözcü.
Gay ve lezbiyen derneklerine hem her türlü etkinliklerine destek vererek hem de şarkılarında bu kitlenin sorunlarını dile getirerek katkı sağlıyor.
Azınlıkların ve farklı olanların sesi olmaya çalıştığını her ortamda dile getiriyor.
Amerika’nın muhafazakâr kesiminin yeni öcüsü oluyor haliyle.
Bir zamanlar çocuklarını Elvis’ten, Rolling Stones’dan, Chuck Berry’den sakınmaya çalışan ailelerin yeni kâbusu(!) olarak anılıyor.
Kiminin kâbusu, kiminin rüyası durumu; işte bu durumdan harika bir yıldız doğar.
Hem nefret edilen hem kutsanan.
Hem korkulan hem aşkla sevilen.
Haiti için, Japonya için en net yardım katkısı sağlayan; farklı olanları gözetmek, desteklemek için bir vakıf kuran bir tip.
Başa dönelim, Che ve Gaga’ya.
Londra’da yayınlanan “Socialist Worker/Sosyalist İşçi” gazetesi bir yıl sonu listesi yayınladı.
Liste “2011’in 9 Önemli Şarkısı” başlıklı. 2011’de Wall Street’ten Tunus’a, Londra’dan Kahire’ye yaşanan isyanların ruhunu yansıtan şarkıları topluyor.
Daha doğrusu her türden başkaldırıyı yansıtan şarkılar.
Listede Tunus’un sembolü haline gelen “El General”den “Rais Lebled”, yani “Sayın Başkan, halkın ölüyor” var.
Bu şarkının Mısır’daki karşılığı Arabian Knightz’dan “Rebel”. O da var listede.
Rage Against The Machine’den Tom Morello, The Nightwatcman adıyla “Union Town” diye bir şarkı yazdı.
İşçi sendikalarının direnişine adadı. O şarkı da var listede.
Lady Gaga ve Amy Winehouse’un listede yer almalarını yadırgayanlar çıkacaktır, çıkmış bile.
Geniş kitlelere ulaşırken farklı, dışlanmış, yok sayılan, aykırı, ırkçıların hedefindekilerin sesi olması listeye girmesi için yeterli.
Asılsız olduğu kanıtlansa da harika bir dedikoduyu hatırlayalım finalde.
Malum bir ara Slavoj Zizek ve Lady Gaga’nın “takıldıkları” konuşuluyor, yazılıyordu.
Yok işte baş başa yemek yemişler, bir “jet-set entelektüel” toplantısında tanışmışlar falan filan.
Asparagas olduğundan emin olmanıza rağmen çok eğlenceli bir dedikoduydu.
Hızla yalanlandı, uydurma olduğu ortaya çıktı vesaire.
Ama Zizek ve Gaga?
İtiraf edin, asparagas bile olsa güzelmiş...

 

(Hürriyet)

Kanat ATKAYA | Tüm Yazıları
Hits: 954