Kös

~ 13.10.2011, Emre KONGAR ~
Kös nedir bilir misiniz?
Büyük bir davuldur…
Bir mehter çalgısıdır…
Dağları taşları çınlatan sesiyle mehteranın (Mehter Takımı’nın) simgesidir.
İlk zamanlarda kös sadece padişah mehterlerinde kullanılırdı...
3. Selim diğer mehterlere de kös konulmasına izin vermiştir.
Savaşta ordunun maneviyatını yükseltmek için kullanılırdı...
Osmanlı’nın Mohaç ve Çaldıran seferlerine 500 kös ile gittiği bilinir...
Belgrad Kalesi’ni kuşatan Osmanlı ordusunun, kösleri, Macarların moralini bozmak için kullandıkları da tarihe geçmiştir.
***
Kâse biçiminde dövülmüş bir bakır üzerine gerilmiş deriden oluşur...
Genellikle çift olarak kullanılır...
İki tahta tokmak ile çalınır...
Büyüklüklerine göre at (katır) kösü, deve kösü ve fil kösü olarak adlandırılır...
Kanuni Sultan Süleyman’nın Zigetvar Seferi’ne götürdüğü fil kösü, halen askeri müzededir, çapı 130, yüksekliği 127 santimetredir.
Evliya Çelebi, ordu için yapılan 150 çift deve kösü ile fil kösleri gördüğünü yazmaktadır.
***
Kös sözcüğünün aslı Farsça ‘kus’tur…
Kös çalana Farsça “kusi” veya “kus-zen” Türkçede “kösçü” denmiştir…
Kös çalmaya “kös dövme” denir…
Kös dövülmesi savaş alanlarında “Gönüllere ferahlık, vücuda zindelik, ruha gayret, sadakat ve cenge sabırsızlık hisleri verir.”
Kös, hayvanın iki tarafına asılır, kösçü de tam ortaya, semer kısmına oturur...
İki elinde tuttuğu eşit büyüklükteki tokmaklarla usul vururdu.
Her tokmağın vuruşu zihinlerde “Allah bir” hissini uyandırdığından kösçü arada bir “Yektir Allah” diye bağırırdı.
***
Şimdi bugün niçin “Kös üzerine” bir yazı yazdığım konusuna geliyoruz:
Kösü taşıyan havyanlar, özellikle de büyük kösleri taşıyan develer zamanla sağır olurlar ve emekli edilirlerdi.
Pek doğal olarak, kösün sesine sürekli maruz kalan sadece hayvanlar değil, insanlar da ağır işitir, kimi zaman işitme duyularını tümüyle yitirirlerdi.
Birinin veya başkalarının söylediklerini duymazdan gelen, kulaklarını farklı düşüncelere ve eleştirilere kapatan insanlara söylenen “Kös dinlemiş” deyimi buradan gelir.
***
Dokuz yıldır bütün eleştirilere ve uyarılara karşın:
İnsanları, hüküm giymeden yıllarca hapse mahkûm eden...
Yargı erkini tümüyle siyasetin denetimine veren...
Kürt sorunundaki bütün açılım iddialarına karşın, terörün tırmanmasından başka bir sonuç elde edemeyen...
Herkesi her an her yerde izleten, dinleten ve kayda geçirip özgürlükleri kısıtlayan...
Yazarları, gazetecileri, politikacıları, öğretim üyelerini hapiste çürüten...
Bir iktidarla karşı karşıyayız!
Hiçbir eleştiriyi dikkate almayan, burnunun dikine giden, kısaca “kös dinlemiş” bu iktidar, yeni bir anayasa yapmaya soyunmuştur!
“Kös dinlemiş” bir iktidarın bundan sonra, anayasa yapımının gerektirdiği “toplumsal mutabakat” adına, tavır değiştireceğini ummak iyimserlikten de öte, biraz fazla safdillik değil midir?

(Cumhuriyet)

Emre KONGAR | Tüm Yazıları
Hits: 1486