Yargı?..

~ 06.10.2011, Cüneyt ARCAYÜREK ~
Bu ülkede:
Yargı erki, tartışmalara konu olmaktan çıktı; kara mizaha malzeme taşır hale geldi.
Şüpheli kişiyi suçlayan, üstelik
iddianamede yer alan telefon konuşmaları mahkeme tutanaklarına; Zeus’u deyyusa, Mit soyadını istihbarat örgütü MİT’e çevirerek geçiyor...
Bir davada tahliye taleplerinin bire karşı iki oyla sürekli reddedilmesine isyan eden mahkeme başkanı yargıcın karara muhalefet şerhi olağanüstü bir davranış olarak manşetlere taşınıyor.
Muhalefet şerhleri, ülkemizde ender görülen vakalardan olduğu için olağanüstü değer taşıyor.
Üstelik sağlıklı demokrasilerde görülmeyen uygulamalar izleniyor.
Hukuka ve vicdanına sığdıramadığı mahkeme kararlarına karşı çıkan muhalefet şerhini yazan yargıç; bir gece yarısı, palas pandıras görevinden alınıyor, başka bir ile sürgün ediliyor.
Silivri’de Ergenekon davasına bakan mahkeme başkanı, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’ndan Bolu’ya gönderiliyor.
***
162 sanıklı Balyoz davasında tahliye kararını oyçokluğuyla reddeden mahkemenin başkanı Şeref Akçay’ın gazetelere manşet olan 9 sayfalık muhalefet şerhi; delil diye mahkemelere sunulan telefon konuşmalarının, polisten savcılığa uzanan sorgulamaların pek çoğunun ne denli ciddiyetten uzak olduğunu gösteriyor.
Şu tabloya bakınız:
Mahkeme; 2. Ergenekon Davası sanıklarından eski Sivas Ülkü Ocakları Başkanı Oğuz Bulut’a soruyor:
“İddianamede yazılı size ait iş ve cep telefon numaraları MİT’te görevli kimin?”
Oğuz Bulut’un yanıtını okuyunca güler misiniz ağlar mısınız bilemem ama şöyle diyor: “Soyadı Mit olan arkadaşımın (eski Sivas MHP milletvekili Mustafa Mit) telefon numaraları!”
***
Balyoz davasına bakan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Akçay, muhalefet şerhinde sanıklara isnat edilen suçun; 1. Ordu’daki bir toplantı olduğunu, darbe yapıp iktidarı ele geçirecek eylemle tamamlanmadığını, kışladan çıksalardı o zaman eylemin darbeye teşebbüs olacağını vurguluyor.
Önemli bir davaya, Balyoz davasına bakan bir mahkeme başkanı; 30 duruşma geçti hâlâ delil toplanacağından söz edildiğinden, adil yargılama yoksunluğundan şikâyet ediyor.
Bu saptamalar en az üç yıldır işleyen ve giderek büyüyen bir yarayı yine gündeme getiriyor.
Üç yıldır devam eden Ergenekon davasında hâlâ delil toplanacağını öne süren kararlar alınıyor. Bu nedenle sanıkların tahliye talepleri reddediliyor.
İddianame; gazeteciyi (örneğin Mustafa Balbay’ı) mesleği gereği olayları, kişilerle yaptığı konuşmaları yazdığı not defterini delil diye göstererek, hükümeti zor kullanarak devirmeye teşebbüsle suçluyor.
***
Temmuz seçimlerinden üzerinden dört aya yakın bir süre geçti.
İşlerine geldiğinde ulusal irade, ulusal irade diye yırtınanlar; iktidar sahipleri, bu iktidarın Adalet Bakanlığı hâlâ milletin vekil atadığı tutukluların Meclis’teki görevlerine başlamalarını sağlayacak hukuksal yol, yöntem arıyor ve nedense bir türlü bulamıyor.
İnsanın aklına dört aydır tutuklu milletvekillerini tahliyesini sağlayacak yasal olanağı bulmak değil, bulmamayı içeren anlayışla hareket edildiğini duyumsatan bir olasılık geliyor.
Bir tarihte Türkiye’de hâkimler var diye övünürdük.
AKP iktidarı sayesinde artık yargı erkini arar olduk!

(Cumhuriyet)

Cüneyt ARCAYÜREK | Tüm Yazıları
Hits: 970