Artık yazılarımın başkişisi olacağım

~ 20.08.2011, Ertuğrul ÖZKÖK ~

HERKESE merhaba, ben yazar. Sizlere beynime hoş geldiniz diyor ve araya girdiğim için özür diliyorum. Aldatmaca bitti. Artık yazılarımın başkişisi olmaya karar verdim.

Genelde, başıma hiçbir şey gelmez. Çevremde kimse ölmez. Mesela, Hakkâri’ye, Silopi’ye adımımı bile atmış değilimdir.
Benim dramlarım restoranlarda, güzel metropollerin cıvıltılı caddelerinde, “village”larında geçer.
Son zamanlarda başıma gelen en üzücü olay, John Galliano’nun, işten atılmadan önceki son defilesine davet edilmememdi.
Neyse bu felaketi bile kısa sürede atlattım.
Arkadaşlarımın içtikleri, Cemal Süreya, Ece Ayhan okuyarak kadınları etkiledikleri, flört edip sonra evlendikleri dönemleri yaşadım.
Şimdilerde ayrıldıkları dönemleri yaşıyorum.
İşte ben böyle bir adamım.
* * *
Yukarıdaki satırları, bu çağın ve benim dünyamın yazarı diye gördüğüm, Frederic Beigbeder’in “Aşkın Ömrü 3 Yıldır” adlı kitabından arakladım.
Tabii bazı kısımlarını Türkçe aranjman haline getirdim.
Aslına bakarsanız böyle bir adam değildim.
Bir zamanlar memleket meseleleri ile bayağı ilgilenirdim. Toplumsal sorunları şahsi dertlerim haline getirecek kadar da sorumluluk bilincim vardı.
Öyleyse birden nasıl böyle tuhaf bir adama dönüştüm?
Galiba artık bazı soruları, bazı kişileri çok sıkıcı bulduğum, bazı soruların cevabını hiç merak etmediğim için, böyle 21’inci yüzyıl Oblomov’una dönüştüm.
O yüzden diyorum ki, hadi gelin Adalet Ağaoğlu’nun o harika cümlesindeki gibi yapalım.
Soru sormayacaksak, şu ramazandan sonra içmeye başlayalım bari.
* * *
Bu arada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim.
İçki, makul miktarda içilmediği takdirde zararlıdır.
Bir Oblomov hangi soruların cevabını hiç merak etmez.
-  MESELA; Dün Türkiye’de şehit cenazeleri kaldırılıyordu. Başbakan ise geniş bir heyetle Somali’deydi.
Gazetelerin birinci sayfalarında hangisiyle ilgili haberleri daha büyük görmek isterdiniz?
-  MESELA; Özel yetkili mahkemeler, 3 yıla yakın süredir tutuklu olarak cezaevinde yatan insanlar hakkında “beraat” kararı verebilir mi? O kişi suçsuzsa bile, yattığı süreyi izah edebilmek için en az o kadar ceza vermek zorunda kalmaz mı?
-  MESELA; Özel yetkili mahkemelerle, eski devlet güvenlik mahkemeleri arasında ne fark vardır?
-  MESELA; Türk Silahlı Kuvvetleri 2000’li yılların başında terör örgütünü tesirsiz hale getirmeyi başarmıştı.
Durum böyleyken bugün niye bu duruma gelindi.
Hata Silahlı Kuvvetler’de mi, yoksa son 10 yılın siyasi kadrolarında mı.
-  MESELA; Hükümetin terörle mücadelede 10 yıl geriye dönmesini, şu an tatillerini uzatan liberal yazarlar acaba nasıl değerlendirecekler.
-  BİR DE CAHİLCE SORU; Türk ekonomisi çok iyi gidiyor, buna karşılık Amerikan ve Avrupa ekonomileri tepetaklak.
Durum böyleyken Türk parası hâlâ niye değer kaybediyor?
Şu an sıkıldım. Bu soruları sormayacağıma göre, niye yazıyorum Allah aşkına...
* * *
SONUÇ:
Ben ölü bir adamım.
Her sabah dayanılmaz bir uyuma isteğiyle uyanıyorum.
Siyahlar giyiyorum, çünkü kendimin yasını tutuyorum.
Yani, olmadığım, insanın yasını...
* * *
ÖNEMLİ NOT: O kadar tembelim ki, bu son bölümü de aynı kitaptan arakladım.
Üstelik bu defa Türkçe aranjmanını yazacak takatım bile yoktu.
Ben ölü bir adamım ve şu an ölü bir deniz beni bekliyor...

(Hürriyet 20.08.2011)

Ertuğrul ÖZKÖK | Tüm Yazıları
Hits: 1186