Kaya gibiyiz

~ 13.08.2011, Yılmaz ÖZDİL ~

Ekonomi Bakanımıza ekonomiyi sordular...

“Kaya gibiyiz” dedi.

*
Turp gibiyiz de diyebilirdi.
Veya, aslanlar gibi.
*
Öyle anlarız çünkü biz.
Ölçü birimlerimiz öyle.
*
Mesela, balık yakalarız...
Na böyle, kolum gibi!
*
- Koskoca ev almışın...
- Yok be, döt kadar.
*
“Nohut oda bakla sofa” demek istiyor aslında... Üstelik, şehir merkezinde değil “taaa anasının nikâhı”nda...
Durağa “bi ton yol” yürüyorsun, “ebesi seriliyor” insanın.
*
Baktın anlamıyor, sorarız...
“Çaktın köfteyi?”
*
Tıpkı; iki “fiske” karabiber, bi “cimcik” tuz, “aldığı kadar” un koyup, “kulak memesi kıvamı”na getirmemiz gibi yani.
“Göz kararı” su ilave eder...
“Bi taşım” kaynatırız.
*
- N’aber?
- İç güveysinden hallice.
*
- Dersler nasıl?
- Nanay.
*
Ne zaman geldin?
Oho-ooo...
*
Şak diye anlarız.
*
(Farz edelim, memleketin borcu konuşuluyor, ahalinin anladığı biçimde benzetme yapmayacak, illa rakam vereceksek, “350-400 milyar filan” der geçeriz...
Oysa, “50 bin milyon”cuk “filan” var arada!)
*
Bi “dünya” iş birikir.
“Sittinsene” bitiremeyiz.
Kafamız “kazan” gibi olur.
*
Bazı kızlar “fıstık” gibidir. Bazıları ise “popoma kaş göz çizsem” ondan güzel olur. Ayak ayak değil, “çocuk mezarı” şekerim... Bi koruz, isterse cüce olsun “iki seksen” uzanır, “amele balgamı gibi” yere yapışır, “eşşek sudan gelene kadar” döveriz. Bavullarımız genellikle “gavur ölüsü” gibi ağırdır. Halı döşeriz duvardan duvara; kanepe yaptırırız, burdan kapıya kadar, bilemedin pencereye kadar... Serinleyelim dedik ama “imamın abdest suyu” gibi.
*
Van münüst desen...
Ecnebi süre sanır.
Halbuki, diplomasi.
*
Ya demokrasi?
Karpuzun göbeği.
*
(Kaya gibiyiz diyen ekonomi bakanımız Zafer Çağlayan, sanayi bakanıyken sanayimiz için şu sloganı bulmuştu: 1 artı 1 eşittir 11... O kadar başarılı hesaptı ki, sanayi bakanlığından alınıp, devlet bakanlığına getirildi. Devlet bakanıyken, Türkiye’ye gelen Kızılderili heyetini karşıladı, “biz sizi Tom Miks’ten tanıyoruz, hani nişanlısı var Suzi, yu nov Tom Miks?” diye sordu. Kızılderililer mal gibi baktı. Çünkü, mevzu Dakota’da geçiyor ama, Tom Miks İtalyan çizgi romanıydı... E görüldü ki, şahane benzetmeler yapıyor, ekonomiyi de benzetsin diye, ekonomi bakanlığına getirildi. E “durum kel”e benzetecek hali yok, kaya’ya benzetti.)
*
(Yazıya noktayı koyuyordum ki, Güney Koreli işadamlarıyla
buluştu ekonomi bakanımız... Dünya devleri Samsung’un Hyundai’nin siyo’larına “küreselleşin” tavsiyesinde bulundu iyi mi! Kartvizitini
dağıttı, “takıldığınız bir konu olursa, beni 24 saat arayabilirsiniz” dedi.)
*
Mübarek ramazan günü, başta Kızılderililer, Allah Güney Korelilerin yardımcısı olsun gari.

(Hürriyet 13.08.2011)

Yılmaz ÖZDİL | Tüm Yazıları
Hits: 1671